Bugün Orta Doğu’da yaşanan gelişmeler, uluslararası güvenlik açısından ciddi bir sınav olduğu kadar, Bulgaristan’ın uluslararası düzeydeki ulusal bütünlüğü için de bir testtir. İran’a yönelik askeri operasyon, stratejik ortamı değiştirmekte ve sorumlu, ölçülü tepkiler gerektirmektedir.
Böylesi anlarda en önemli şey şudur: Devletin, vatandaşlarının güvenliği için akılcı, soğukkanlı ve net bir vizyonla hareket etmesi.
Kurumlar konuşmakla yetinmemeli, harekete geçmelidir. Hükümet, geçici (teknokrat) bir hükümet olsa bile güven vermeli; korku ve çaresizlik yansıtmamalıdır.
Krizin yönetilebilmesi için geçici hükümetin, parlamenter cumhuriyetin en üst kurumu olan Ulusal Meclis ile iş birliği içinde hareket etmesi gerekir; bugün yaptığı gibi küçük siyasi hesaplar yaparak dar parti çıkarlarına hizmet etmeye çalışmamalıdır.
Şu anda Bulgaristan’ın güvenliğine yönelik doğrudan bir tehdit bulunmamaktadır; ancak bu tür uluslararası krizler artan dikkat ve koordinasyon gerektirir.
Böyle zamanlarda siyasi farklılıklar, ulusal çıkarın gerisinde kalmalıdır. Kurumlar, partiler ve toplum olarak hepimiz birlikte, soğukkanlılık ve halka karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmek zorundayız.
